30 Nisan 2012 Pazartesi

BOMBOŞ

Aslında tıka basa dolu, nefes almak bile güçken, bomboş hissetmek...

Tarifsiz, derin ve kaçmak imkansız. Kaçmak anlamsız, düşünmek ise faydasız, durmak çok zor. Nedenlere bağlama her şeyi. Kaçmadan korkmadan yaşa hissettiğini..

En kolayı gibi görünse de en zoru hissettiğini yaşamak.. Yaşadıktan sonra kendini anlamak..

O yüzden içindeki sessizliğin dilini çözmeden konuşmak faydasız...


BİR ANLAMI OLSUN

Bazen düşüncelerimizden çok yaptıklarımız önemlidir. Çoğu zaman düşünür ama gerçekleştiremeyiz. Bazen de düşünmeden oluverir her şey. Hangisi doğru diye sorgulamak ise en büyük hatadır hayatımızda.

Düşünsenize her düşündüğümüzü uygulamaya kalktığımızı?

En basitinden hayatımıza bakacak olursak; pişmanlıkların olmadığı, ön yargısız, gerekirse deneyip yanılarak, fırsat vererek, hayır demeyi bilerek, sağlam durmayı öğrenmeliyiz ki yaşadıklarımızın bir anlamı olsun.

27 Nisan 2012 Cuma

NAFİLE...

En kötüsüdür mutlu olman gereken ya da mutluyken hiçbir sorun yokken mutsuz, huzursuz olmak. Her şeyin bir nedeni var mutlaka ama en temele vardığımızda, neden  bizi hep orada bekler.

Tatminsizlik!..
Doymadığında hep açsındır. Yemeğe, tutkuya, aşka, işe, sevgiye başarıya hatta bazen üzüntüye bile..

Hep bu yetmezlik, doymazlık yüzünden değil midir ki elimizdekini tüketip geçmişe özlem duymamız, eskisi gibi olmayacağını bilip hayıflanmamız..

Nafile...

26 Nisan 2012 Perşembe

YA GÖZLERİMİZİ KAPADIĞIMIZDA...

Neden hep bildiğimiz, hissettiğimiz gerçekleri illa başkasından duymak isteriz. Hele bu hiç tanımadığımız, kim olduğunu bilmediğimiz biri veya  katlara, fincan içindeki şekillerle hayatımızı anlatan biriyse..hiç tereddütsüz inanırız.

Halbuki yıllardır, bu gerçeği iliklerimize kadar bilip hissetmemize rağmen kendimize inanmaktan kaçıyoruz her fırsatta. Başkalarınında katkısı olsun ki hata olursa kendimizi biraz daha hafifletelim.
Başkalarını kandırmak kendimizi kandırmaktan daha kolay nasılsa..

Ya gözlerimizi kapadığımızda içimizdeki deniz, hava, su bunlar ne kadar dingin, parlak ve berrak? Hiç düşündünüz mü?

Cesur olmak, doğruyu söylemekten ziyade, ona inanmakla mümkün..

Sevmek, söylemekten çok hissettirmekle mümkün..

Kendine inanmak, aldığın kararların sonucuna her türlü katlanmakla mümkün..

Bazen sadece durmak, düşünmek yerine, içimizde sakladığımız uyuttuğumuz gerçeğimizi uyandırıp onunla devam etmeliyiz hayata.

ZİNCİRİ KIR-MA-


Hep bir zincirin parçasıyız aslında. Evde, işte, trafikte, her yerde..

Peki her daim özgürlüğümüzden dem vururken bir düzenin içinde bulunma isteği nedendir?

Aslında basit olan birçok şeyi o kadar karmaşık hale getiriyoruz ki.. İçinden çıkamadığımız anda kendimizi bir düzenin içinde buluyoruz.
Sorular sorgular peşi sıra...

Anlamsız oysa, bir kere zincire eklendin mi ayrılmak zor çok zor. Çünkü sana bağlı zincirler daha büyük önem taşırken hayatında hayallerin uğruna kıramazsın zincirlerini.

25 Nisan 2012 Çarşamba

İYİ Mİ KÖTÜ MÜ?

Hayat her daim güzel aslında..
Komik, sahte, inandırıcı değil belkide bu yazdıklarım. Belki çoğu kişinin defalarca duyduğu ama benimseyemediği bir gerçek aslında.

Yaşanan her şeyin bir iyi bir kötü tarafı var. Önemli olan hangisini seçtiğin.
Diyeceksiniz ki kim kötüyü seçer?

Çoğu insan seçer şaşılası derecede. Kimisi içten içe acıyı sevdiğinden, kimisi kötünün yararlı olacağını düşündüğünden kimisi de anlık kararlarının sonuçlarını yaşar ve alınan tüm kötü kararlardan bir başkası sorumlu tutulur sonunda.

24 Nisan 2012 Salı

SESSİZLİK


Hayatındaki en büyük heyecanı haykıra bilecekken ya da içinde coşkuyla yaşayacakken bir sessizlik susturuverir her şeyi...

O sessizlik ki kendinden korkmuşluğun, hissettiklerinden kaçmanın gürültüsüdür aslında..

Ve hep içindedir ve ne yazık ki o sessizliği bilen ama duymak istemeyen duyar...

AKREPLE YELKOVAN


Zamanı gelmeden geçiyorsa bazı şeyler hayatından korkma.. Belki de senin zamanın çok geride ya da çok hızlı kalmıştır.
Korkma çünkü korkarsan kendi zamanından olursun..

İyisi mi sen akreple yelkovanın birbirini kovalamasını seyrederek yorulmak yerine, ruhunu özgürleştirmeye devam et. Nasıl olsa onlar bir araya geldiklerinde ses verirler sana..

BAŞINA BUYRUK HAYAT...

Ne kadar zorlarsan zorla, hayat başına buyruk.. Sen kararlar alırsın, bunları uygulama diye sanki bütün evren el birliğiyle çalışır. Herşey ...