Begonviller arasında bir terasta, çıplak ayak güneşin doğuşuna bakıyorsundur. Buram buram kahve kokusu eşlik eder sana..Deniz kokusuyla geçer boğazından.. Fonda o sevdiğin şarkı..Dalga sesleriyle huzur sarar seni kollarıyla..Başını arkaya yasladığında göğsünde derin nefes alırsın huzurun..
Birde akşamı vardır bunun.. Gün batımına doğru beyaz örtüler üstüne konulur kadehler, bu sefer fonda Tanju Okan, taş plak, Rumca müzikler... yanında huzur, dostlar, taze nane roka, mis gibi balık kokusu ve bir duble aslan sütü..
Sonra derin bir nefes...Anason ve deniz kokusu bir olmuş akar boğazından serin serin...Sırtından mutluluk dalgası yayılır.. Ulan nereden nereye dersin ve hiç bitmesini istemediğinden bakmazsın zamana..geçip gitmesinden korkarcasına..
İşte hayat bu, cennet bu...
Anason ve deniz kokusu bir olmuş akar boğazından serin serin...
YanıtlaSilbayıldım...